YÜZÜMDEKİ KUYU
Stokta (100 adet)
Açıklama
<p><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;">Birinci baskının kapağı: Deniz Bilgin</span></em></p>
<p><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;">lekelerden ve lanetlerden bir kemirgen</span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> gibi çıktığım vakitler, ayırdım gövdemi </span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> çürüyen zamana. hızla geçtim, </span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> demirin soğuğundan sakınanları. </span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> her şey yaralı bir zamana akarken, kim</span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> söyleyebilir çıraların beyhûde söndüğünü.</span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> bu son düğümün herkese atıldığını, </span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> herkese yağdığını bu son yağmurun.</span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> ateşin üşüdüğünü, suyun acıdığını..</span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> rastladım bir akşamüstü herkese, </span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> herkes nasıl yalnız! okudum risâlesini </span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> şeyhimin, sırtını döndü herkes kalbine,</span></em><br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> anladım, </span></em><br /> <br /><em><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"> ah, herkese döndüm yüzümü, ağladım. </span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 0.9em; font-family: georgia, palatino;"><strong>Yüzümdeki Kuyu</strong><br /> <br /> Bir noktada tıkanıp kalmış ve ancak çok sonra azar azar, kesik kesik akmaya başlamış bir suyu andırıyor Kaygalak’in şiiri. Tıkandığı yerde çok kalmış ve böylece kendi üzerine dönmüş, kendini, kendi tıkanışını iyi tanımış bir şiir. İmkanlarını da. Yahya Kemal gibi, Dıranas ve Tanpınar gibi, Cemal Süreya ve Ece Ayhan gibi, Hilmi Yavuz ve İsmet Özel gibi, yapacağı isi en bastan sezen ve çoktan biçimlenmiş olarak doğan bir şiir. Tıkanma bir tür erken olgunlaşmaya yol açıyor burada. Bir koyulaşma, kıvam bulma: Takılıp kaldığı yerin bütün minerallerini, bütün ışıltılı kirini de üstlenmiş bir madde. “taşların unutulan / yüzüyüm ben. / söz’ün / dil’in / ve zaman’in... / / dağların / kilitlenmiş yüzüyle / mühürlendim, / resimlerin taslarda unuttuğu dile.” Bu kilitlenme, ilerleme düşüncesinin tehlikeli aldatıcılığına işaret eden ama olgunlaşmayı da büsbütün yadsımayan bir Karanlık Aydınlanmaya da işaret ediyor. “birazdan susacak / dilini bildiğim her şey. / yeryüzü / ve gökyüzü. / yüzümü döndüğüm kalpler...”<br /> <br /> Orhan Koçak, Kitabın birinci baskısının arka kapak yazısı<br /> <br /> Yüzümdeki Kuyu (1998) şiirin tarihinin her şeyden önce dilin ve tekniğin tarihi olduğunu anlamıştır. Bazı şairler böyledir. Yıllarca içten içe dille, tarihle, teknikle yoğrulmuş doğarlar. Yazmaya nice yıl sonra başlarlar, ilk kitabıyla da şaşırtırlar. Metin Kaygalak’ın şiirini ben böyle şaşırarak öğrendim. Sonra da onu izlemeyi sürdürdüm. Özellikle de Suya Okunan Dua’yla da (2000) beklentim perçinlendi. Kısa sürede tekniğin ve dilin anlayışıyla donandım, zenginleştim. <br /> İlhan Berk, Yasakmeyve sayı: 6, Ocak-Şubat 2004<br /> <br /> İlk kitabı Yüzümdeki Kuyu ile dikkatleri çekti.<br /> Mehmet H. Doğan (1999 Yılı Şiir Yıllığı, Adam Yay.)<br /> <br /> İlerde bir destan ya da tragedya yazabilir Metin Kaygalak; çünkü Yüzümdeki Kuyu bunun rehberliğini yapmaya soyunmuş gibi. Uzun bir monolog olarak okunan kitap, hüzünlü bir kahramanın son perdede, son dakikalarda attığı bir tirat havasında. Sanki boğucu, ama değil. Sanki bunaltıcı, ama değil. Sanki hayal, ama değil. Sanki hakikat, ama değil. <br /> Küçük İskender, Şiirlideğnek, Varlık sayı: 1090 Temmuz 1998<br /> <br /> Kaygalak, ilk bakışta, şiir dilinin yeni zamanlara meydan okur görünmesinin müsebbibi olan argümanları, kendisinden önce bu argümanlara bel bağlamış edebiyatçıları aşarak var ediyor. Bu argümanları bütün şiirlerinde tarif ettiği azabın çehresini çizmede, ruhunun derinliklerini açıklamada kullanmaktan kaçınmasa da, onlara teslim olmadığını ele veriyor.<br /> Yılmaz Varol, Virgül, sayı: 10, 1998</span></p>
Dili
Türkçe / Tirkî
Sayfa Sayısı
96
Boyut
12 x 19.5 cm
Basım Yeri
Berdan Matbaası, İstanbul
Basım Tarihi
2004, İkinci Ba
Baskı
2
Resim Sayısı
1